12 Haziran 2008 Perşembe

uçurtma uçurmak

UÇURTMA UÇURMAK

Güzel uçurtmalarımız olurdu ben çocukken. Kendi ellerimizle özene bezene yapardık. İçimizden geldiği gibi süsler, rengarenk kaplardık. En güzeli olsun diye herkes birbiriyle yarışırdı. Gökyüzüne salardık heyecanla. En uzağa gitmeli ve en yükseğe çıkmalıydı. Her çocuk bunun için yarışırdı birbiriyle. Gökyüzündeki gözümüzdü sanki uçurtmalarımız. Rüzgarda dalgalanan kuyrukları saçlarımız, gövdesi gövdemizdi sanki. Yeryüzünü izlerdik büyük bir keyifle. Geniş kanatlarıyla ağır ağır süzülen gururlu birer kartaldılar sanki. Uçurtma yükseldikçe öyle ağırlaşır öyle ağırlaşırdı ki elimizle sıkı sıkı tuttuğumuz ip, havalanıp gökyüzüne gidecekmiş gibi olurduk.

Uçurtmanın ipini bir iki kulaç elimizde toplar, aniden salıverirdik. Bu hareketle uçurtmamız baş selamı vermiş gibi olurdu. Küçük dünyamızdan koca gezegene ilettiğimiz çocukça bir mesajdı adeta. Kolay iş değildi uçurtma yapmak. En önemlisi kuyruk uzunluğunu gövdeye göre ayarlamak ve denge ölçüsünü almaktı. İyi bir denge ayarı olmayan uçurtma diğerlerinin arasında hemen göze çarpardı gökyüzünde. Yanındakiler kendinden emin dolaşırken gökyüzünde, dengesi ayarlanmamış olan uçurtma oradan oraya savrulur rüzgarda, sonrada boşlukta yitip giderdi. Çok koşmuşumdur arkasından uçurtmalarımın,boşlukta yitip giderlerken.

Bazen yarışırdık arkadaşlarımızla. Uçurtmalarımızın kuyruğuna jiletler bağlardık. Gökyüzünde diğer uçurtmaların ipini, jiletli kuyrukları sürtüp kopartmaya çalışırdık. İpi kopan uçurtma rüzgara kapılıp, çok uzaklara sürüklenirdi. Sonunda uçurtması sağlam kalan kazanır, bizimle alay edercesine uçurtmasını gökyüzünde yüzdürmeye devam ederdi. Bu yarış sırasında birbirine dolanıp, büyük bir hızla yere doğru çakılan uçurtmalar da olurdu. Birbirlene sarılı dans eder gibi süzüle süzüle inerlerdi yere. Çıtaları parçalanırdı çoğunun. Ardından ağlayıp evine dönen arkadaşlarımız olurdu.

Çin’de en az 1000 yıllık bir geçmişi olan ve adına festivaller düzenlenen çok güzel bir çocukluk oyunudur uçurtma. Çocuktaki yaratıcılığı ve geniş ufukları ortaya çıkarır. Şimdi evimin penceresinden dışarıya baktığımda bırakın uçurtma görmeyi gökyüzünü bile görmekte zorlanıyorum doğrusu.
Kim bilir yıllar önce ellerimin arasından kayıp, boşlukta yitip giden uçurtmamın biri rengarenk kuyruğu ile geri döner belki , sımsıcak düşlerimin arasına.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder