19 Haziran 2008 Perşembe

öğrencilerde problem çözme becerisi geliştirme

ÖĞRENCİLERDE PROBLEM ÇÖZME BECERİSİ GELİŞTİRMEYE YÖNELİK BASAMAKLAR

Gittikçe karmaşıklaşan toplum yapısı ve teknolojik gelişmeler, siyasi sosyal ve ekonomik krizler bireye gittikçe artan problemli durumlarla karşılaştırmaktadır. Yapılan bir çok araştırmada problem çözme sürecine ilişkin bir çok kavram ortaya konulmuştur. Bu kavramlar değişik öğrenme yaklaşımlarından geleneksel yaklaşımlara ve son olarak da bilgisayar simülasyonu ve matematiksel modellere ilişkin yaklaşımlara dek çeşitli özellikler içermektedir. Problem çözme sürecinin hem zihinsel bir faaliyet yada beceri hem de eğitimde teknik yada yöntem olduğu belirtilmiş ve problem çözme sürecinin eğitimde alabileceği boyutları değerlendirilmiştir. Buna göre problem çözme,
a) bilişsel bir özellik yada davranış,
b) duyuşsal özellik,
c) bir yöntem bir yaşantıdır.
Sonuç olarak problem çözmenin bilişsel, duyuşsal ve davranışsal etkinlikleri içeren karmaşık bir süreç olduğu söylenebilir.
Okullarımızda biz rehber öğretmenlere baş vuran danışanların büyük bir bölümünün problem çözmeye yönelik eylemlerde güçlük çektikleri için bu yola başvurduklarını öne sürer. Örneğin; danışanın problemi çözebilecek bir planı olduğu halde bu planı uygulayabilecek sosyal becerileri olmadığından yada aşırı kaygılı olmasından dolayı problemi çözmede başarısız olmasıdır. Bazen danışanlar problemi çözebilmede yeterince sebat etmezler ve problemlerini çözemedikleri için depresyona girerler. Burada sorun problemi çözebilmek için gösterdikleri çabayı yetersiz algılamalarıdır. Bu yüzden yapılması gereken, belirli başa çıkma güçlüklerini ve daha da genelleştirilebilecek başa çıkma sorunlarını belirleyip tanımlayabilmek için problem çözme süreci ile ilgili davranışsal, bilişsel ve duygusal etkinlikleri değerlendirmek olmalıdır.
Burada biz öğretmenlerin ve velilerin dikkat etmesi gereken çocuğumuz problem çözmedeki eksikliği davranışsal bir eksikliğimi var yoksa becerilerini pratiğe koymada kaygı faktörümü var. Yapılan bilimsel araştırmalar problem çözmede başarısız bireyler gerçekte aktif olabilirler ancak sürekli bir sorundan diğerine atladıkları için sonuçta hiçbir çözüm bulamadıkları görülmüştür. Diğer bir durum da başarısız problem çözücülerin tek bir problem üzerinde yoğunlaşmaları ve sonuç elde edememeleridir. Oysa ki sorun diğer sorunlarla iç içedir.
Peki duygusal etkiler sorunların çözümünde yada çözümsüzlüğünde nasıl rol oynarlar: Bireyin duygusal tepkileri engelleyici nitelikte olabileceği gibi (kaygı depresyon…) destekleyici de (umut, heyecan, gurur vs.) olabilir
Araştırmacılara göre “etkili” olarak nitelenebilecek problem çözme eylemleri şunları içerir:
1-Problemin niteliğin belirleyip çeşitli yönlerinin açıklığa kavuşturulması.
2-Kararlı, ısrarlı davranışsal, bilişsel duygusal başa çıkma stratejileri.
Tüm bunlar sorunun çözümüne ilişkin gelişmeyi başlatabilir.
“Etkisiz olarak nitelendirilebilecek problem çözme davranışları aşağıdakileri içerir:
1-Etkisiz davranışsal, duygusal ve bilişsel başa çıkma stratejileri
2-Olumsuz bilişsel süreçler ve duygusal reaksiyonlar
3-Problem çözmeye gerekli dikkati verememesi.
Peki problem çözme süreci nasıl işler yada işlemeli;
1.Genel Yaklaşım: Bireyin çözümü benimsemesi yada reddetmesi. Bu zihinsel eğilimlerden birine karar vermesi. Yine araştırma verileri kendine güvenen çevrelerinin farklı yönlerini denetleyebileceğini söyleyen bireylerin daha iyi problem çözücü olduklarını göstermektedir.

2.Problemin Tanımlanması: Başarılı sorun çözücüler problem konusunda bilgi sahibi olanlardır. Çünkü problemin özüne inmek için bilgi ve gerçekleri toplamak gerekmektedir. Öğrenciye problem üzerine kaynak kitaplar tavsiye edilebilir okuması istenebilir.

3.Seçeneklerin Oluşturulması: Bireysel sorunların duygusal öğeler taşıması nedeniyle oluşturulabilecek seçeneklerin sayısı az olabilir. Engellenmişlik hisside eylemlerdeki akıcılığı azaltabilir. Seçenekleri arttırmak için beyin fırtınası yöntemi uzmanlar tarafından önerilmektedir. Duygusal engellerimizden kurtulabilmek için oldukça etkin bir yöntem sorunları bir süreliğine bir kenara bırakıp sonra tekrar dönmek. Böylece engelleyicilerimizin etkilerini kaybetmesi sağlanabilir.

4.Karar Verme: Bu süreç eyleme yönelik bir dizi seçenek arasında belirli bir tanesini seçmek olarak tanımlanabilir. Karar verirken sonuçta elde edilecek faydalar düşünülmelidir. Bireye seçeneklerin her birinin kişisel, toplumsal, uzun vadeli kısa vadeli sonuçları değerlendirmelidir.
Başarılı karar verme bilgi, olasılıkları değerlendirme, kararların doğru yönlerini değerlendirme değişik seçeneklerin sonuçlarında dikkate alınarak yapılmalıdır.

5.Değerlendirme: Bu aşama eylem planının uygulanıp sonucun belli bir standartla karşılaştırılmasını içerir. Eğer öğrenci eylemlerini karşılaştırır yada verilmiş bir standartla uygunluğuna bakarsa birey bu aktivitelerden yeni sonuçlar üretir yada eylemlerini durdurur. Tersine eğer eylemleri bir standartla uyuşmuyorsa öğrenci işleme devam eder. Değerlendirme sorun çözmenin son aşamasında seçilen eylem yerine getirildikten sonra olur ve gerçek sonucu değiştirmek için düzenlenmiştir. Bu aşama olmaz ise birey sıkıntıları için doğru çözümler keşfetmek yerine hareket yönü belirsiz bir performansta ısrar edebilir.
Kısaca problem çözmede başarı öncelikle problemin doğru tanımlanmasına bağlıdır. Aynı zamanda durumla ilgili yeterli bilgi sahibi olunmalı, güçlüğü gidereceği ve en iyi çözüme götüreceği düşünülen çeşitli davranış tarzları formüle edilerek en iyi çözüme götüreceği düşünülen seçenekten başlanmalıdır. Mevcut seçenekler uygulamaya konur ve değerlendirmesi yapıldıktan sonra başarılı olunmuşsa o yola devam edilir.
Uğur Altun (Rehber Öğretmen)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder